Çin-Sinovac aşısıyla ilgili sorunlar Şimdiye kadar Sinovac aşısıyla ilgili iki yazı yazdım. Bu yazılarda Sinovac firmasına ve Çin’e karşı milliyetçi, tepeden bakan görüşlere karşı somut durumu göstermeyi hedefledim. İlkinde (Çin-Sinovac aşısıyla ilgili gerçekler, 13 Aralık 2020) firma ve ürettiği aşıyla ilgili gerçeklere yer verdim. Aşının faz-1/2 çalışmasındaki araştırma deseninin çok güçlü olduğunu, bunun aşı adayına güven duymamızı gerektirdiğini vurgulayarak, karar için faz-3’ün beklenmesini önerdim. İkincisinde ise (Çin-Sinovac aşısını yaptıracak mıyız? 25 Aralık 2020) henüz Sinovac firması faz-3 ara dönem sonuçlarını açıklamamışken ve Türkiye’deki gönüllü grubunda henüz asgari vaka sayısına bile ulaşılmamışken Sağlık Bakanlığı’nın koruyuculuk oranını %91 olarak vermesinin yanlış olduğunu, bu tutumun ne olursa olsun aşının yaygın uygulamasına başlamak konusundaki ısrarın göstergesi olarak okunabileceğini ve ayrıca Sinovac firmasını zor duruma sokarak aşıyla ilgili tere...
SALGIN
Bu "aşı"yla, herkese yapılsa bile, bu salgın bitmez Toplumsal bağışıklık nedir, nasıl kazanılır? Virüsün insandan insana bulaşmasının durması, yani salgının bitmesi için toplumun virüse karşı belli oranda bağışıklık kazanması gerekir. Bu oran her salgın için farklıdır. Salgını durdurmak için gerekli bu bağışıklığa toplumsal bağışıklık düzeyi denilir. Toplumsal bağışıklığın gelişmesinin iki yolu vardır: 1- Toplumun, etkene karşı bağışıklık kazanacak kadar etkenle enfekte olması, hastalanması. 2- Aşılama. Toplumsal bağışıklık için olsa bile hastalığın yayılmasını istemeyiz, zira faturası çok ağırdır. Dolayısıyla salgını bitirmenin tek yolu, bilinen toplumsal ve bireysel önlemlerin en azından bir süre daha uygulanmaya devamı koşuluyla, aşı olabilir. Salgını bitirecek toplumsal bağışıklık düzeyi nasıl hesaplanır? Bu konuda belirleyici olan kriter RO değeridir. RO, virüs daha önce hiç görülmediği ve kendisine karşı henüz hiçbir önlemin söz konusu olmadığı bir t...
Sinovac ile ilgili iki yeni gelişme Sinovac’la ilgili olarak şimdiye kadar dört yazı yazdım, bu sitede mevcut: 12 Aralık 2020, 25 Aralık 2020, 30 Ocak 2021 ve 13 Ocak 2021 tarihlerinde. O dönemde aşı konusunda kafalar epey karışıktı. Sinovac’ın Çinli bir firmaya ait olması bunun temel nedeniydi. Alman-Amerikan aşısı (Pfizer-BioNTech) varken Çin’e neden mecbur bırakılıyorduk? Oysa mesele bir tıbbi ürünün menşei değil, hangi araştırma ve üretim sürecinin sonucunda elde edildiğiydi. Ben araştırmalarım sonucunda şöyle bir kanaate ulaşmıştım: Sinovac firması geliştirdiği ürünün faz-3 aşamasını bilimsel metodolojiye uygun bir şekilde yürütmemişti-yürütmüyordu. Zira faz-3 için seçilmiş dört ülkede (Brezilya, Türkiye, Şili ve Endonezya) araştırmanın metodolojileri birbirinden farklıydı. Her ülke kendine göre bir prosedür belirlemişti. Bu nedenle de bu ülkelerdeki verileri birleştirmek, havuzlamak ve ortak bir faz-3 sonucuna ulaşmak mümkün olmayacaktı. Nitekim öyle oldu. Şimdi...
Yorumlar
Yorum Gönder